DÜNYAYLA AYNI YERDE OLABİLMEK…

“Dinle – Katıl – Değerlendir”

“Samimiyet kur, gönüllü marka elçileri yarat”

“Eğlenceli ol, Facebook ve Twitter uygulamaları yaratıp farkını ortaya koy”

Sosyal medya deyince şüphesiz hepimizin aklına gelen ilk üç olmazsa olmaz.  Ülkemizde bu olmazsa olmazlarla başarılı sosyal medya projeleri yaratıldığı da bir gerçek. Ancak Türkiye sınırlarını aştığımızda sosyal medya konusunda yapılanlar bizdekiyle bazı noktalarda farklılıklar taşımakta. Öncelikle Amerika, Almanya, İngiltere, Japonya gibi reklamcılığın üst düzeyde olduğu ülkelerde bizdeki gibi digital ajans kavramına rastlamak mümkün değil. Reklam ajansı bünyesindeki herkes nasıl ATL ve BTL bilmek zorundaysa digital dünyayı da aynı şekilde bilmek durumunda. Bu ülkelerde reklam ajanslarının arkasında ise çok ciddi anlamda destek veren yazılım şirketleri var; yani yukarıda saydığım bu ülkelerde reklam ajansı ve yazılım şirketleri. Olayın içine yazılım şirketlerinin bu denli dâhil olmasının avantajlarından biri, sosyal medya uygulamalarında karşılayan teknik sorunların rahatlıkla aşılması ve sosyal medya uygulamasının teknik sorunlar nedeniyle değişikliğe uğramadan devam edebilmesi.

En büyük artı ise farklı sosyal medya uygulamalarına gidilebilmesi ve hedef kitleyle aradaki duygusal bağın daha rahat kurulabilmesi:

 

“Çiçek teslimat servisi Interflora, Ekim 2010’da, Birleşik Krallık’ta bir sosyal medya kampanyasına başladı. Kampanyanın amacı Twitter kullanıcılarına çiçek yollayarak onların moralini yükseltmekti. Interflora önce Twitter’da, biraz neşelenmeye ihtiyacı olan kullanıcılarını belirledi. Ardından bu kişilerle Twitter üzerinden iletişim kurarak onlara sürpriz bir buket çiçek yolladı.

Hollanda havayolu şirketi KLM,  How Happiness Spreads (Mutluluk Nasıl Yayılır) adındaki Foursquare temelli kampanyası için bir “Sürpriz Takımı” oluşturdu. Sürpriz Takımı, Kasım 2010 boyunca, havaalanında yolculara, her biri kişiye özel olarak seçilmiş sürpriz hediyeler dağıttı. Sürpriz Takımı, Foursquare üzerinden, KLM lokasyonuna check-in yapan kişileri anında tespit ederek internetten bu kişilerle ilgili detaylı bilgi topladı, onlara uygun bir hediye seçti ve hediyeyi uçuştan önce kendilerine ulaştırdı. Mesela, yazdığı bir tweet’de New York’dayken takımı PSV Eindhoven’ın futbol maçını kaçıracağındanyakınan bir yolcuya, Sürpriz Takımı tarafından New York’daki tüm futbol barlarının üzerinde maviyle işaretlenmiş olduğu bir Lonely Planet rehberi hediye edildi.”[1]

Yukarıdaki uygulamalara benzer sosyal medya çalışmalarının Türkiye’de de yapılmaması için hiçbir neden yok aslında. Bu uygulamaların temel mantığı gayet açık: “ X markayı Yaşam kullanıcısı Twitter’dan takip etmeye başladığında X marka da Yaşam’ı follow eder. Yaşam herhangi bir sıkıntısını Twitter üzerinden yazdığında marka bunla ilgili bir çare bulmaya çalışır. Diyelim Yaşam “Limonlu bir soda olsa da içsem” gibi bir tweet paylaştı. Marka, Yaşam’a Twitter üzerinden atacağı direkt mesajla Yaşam’ın adresini alıp ona sodasını yollayabilir. Bakıldığında maliyet olarak düşük ama Yaşam’ın bu jesti çevresine yaymasıyla etkisi büyük bir sosyal medya uygulaması. Günde sadece 2 tüketiciye bile bu tarz jestler yapıldığında varın etkisini siz düşünün…”

Not: Konuk yazarlar çerçevesinde, kreatifdirektör için sosyal medya üzerine yazdığı yazısı için Yaşam Şamlıoğlu’na teşekkür ederiz. Yaşam Şamlıoğlu’nun diğer yazılarına ulaşmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.


[1] trendwatching

Enhanced by Zemanta

Mindset Institute ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğiyle Dijital Pazarlama Eğitimi ve Sosyal Medya Eğitimi

İlgini çekebilecek içerikler