Neden Sürekli Cep Telefonu Ekranlarına Bakıyoruz?

smartphone2

1980-2000 yılları arasında doğan Y Kuşağının, bunaltıcı derecede internete bağlı bir nesil olduğu konusunda neredeyse herkes hemfikir. Cambridge Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma sonucuna göre Y Kuşağı temsilcilerinin %85 akıllı telefon sahibi ve telefonlarından bir an bile ayrılmıyor hatta onlar yataklarındayken bile telefonları yanlarında duruyor.

smartphone-user-in-bed

Ancak bir araştırmaya göre Y Kuşağı, teknolojiye bu kadar bağlı olmasına rağmen stresli buluyor. Aslında bu araştırma Y Kuşağı haricindeki 1961-1979 arası doğan X Kuşağı ve 1946-1964 arası doğan Baby Boomers Kuşağı temsilcilerinin de teknolojiyi stres verici bulduğunu gösteriyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği araştırma, Y Kuşağının teknolojiyle ilgili daha çok sorun ve buna bağlı stres yaşadığını gözler önüne seriyor. 2014 yılında Kaliforniya Eyalet Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre ise akıllı telefonlarının yanlarında bulunmaması Y Kuşağı için endişe verici gelişmelerin başında geliyor. Yani hem telefonlarımız yanımızdayken, hem de onların yokluğunda stres yaşıyoruz.

Toronto’da bulunan York Üniversitesi’nde iletişim çalışmaları yöneticisi olarak görev yapan Davis Ellis, çevrimiçi sosyalleşmenin zorunlu hale geldiği imajının yaratılması ve akıllı telefonlar sayesinde her zaman her yerde erişilir olmanın Y Kuşağını tuzağa düşürdüğünü düşünüyor.

Y Kuşağı temsilcileri, bu baskıyı neredeyse her gün üstlerinde hissedebiliyor. Ve bu konuda yalnız olmadıkları da belli… Çünkü neredeyse hepimizin teknolojiyle bir sevgi-nefret ilişkisi var. Hemen hemen her gün birilerinin telefonundan şikâyet ettiğini, email adresine gelen gereksiz e-postalardan yakındığını ya da her an ulaşılır olmaktan sıkıldığını duyuyoruz.

smartphone-users

Her ne kadar her zaman pek çok kişi tarafından ulaşılabilir olmak bizleri yoruyor. Ama teknolojinin yokluğu ise bizi korkutuyor. Bu yüzden teknolojiyle daha dengeli bir ilişki kurmak istiyoruz.

Ancak bütün bu ikileme rağmen, bizleri rahatsız eden garip hislerden, yalnızlık, can sıkıntısı gibi duygulardan uzaklaşmak için cep telefonlarının ya da bilgisayarların ardına gizleniyoruz. Kaçırmak istemediğimiz şeyler de yok değil. Yakınlarımızdan, arkadaşlarımızdan ve gündemden fazla ayrı kalmak istemiyoruz. Ve bu yüzden arkadaşlarımıza mesaj gönderiyor, sürekli emailllerimizi kontrol ediyor, Twitter, Facebook sayfalarımızı yeniliyoruz.

smartphone-user1

Sosyal medya, haberler, email, ve mesajlaşma bizleri yalnızca kısa bir süre için oyalıyor. Fakat uzun vadede ruhsal boşluğumuzu doldurmak için farklı şeylere ihtiyaç duyuyoruz. Endişe verici duyguları çözümlemek yerine cep telefonlarıyla biraz da olsa perdeleyebiliyoruz. Öğle yemeği molasında bile emaillerimizi kontrol etme ihtiyacı duyup, kaçırdığımız bir arama var mı diye telefonumuzu kurcalıyoruz. Belki de bizlerin bir şeyleri kaçırmaktan korktuğu yok. Yalnızca telefonun diğer ucundaki öfkeli patronların, arkadaşımızın ya da aile üyelerimizden çekindiğimiz için bu hareketleri durmaksızın yapıyoruz ve teknoloji-stres paradoksunu her gün yaşamak zorunda kalıyoruz. Aslında elimizden düşürmediğimiz bu elektronik cihazları biraz rahat bırakmak istiyoruz ama bu sefer de kendimize ‘’cep telefonları yokken insanlar ne yapıyormuş acaba?’’ diye sorarken buluyoruz.

smartphone-user3

Teknolojinin çok yoğun kullanılması elbette Y Kuşağındakileri daha stresli yapıyor. Buna dair kanıtlar da mevcut. Amerikan Psikoloji Derneği’nin raporuna göre Y Kuşağının ortalama stres seviyesi 10 üzerinden 5,4 ile ölçeklendiriliyor. Baby Boomer Kuşağında bu rakam 4,7 iken yaşlılarda ise 3,7 olarak karşımıza çıkıyor. Y Kuşağındakilerin %12’si stres bozukluğu teşhisi konulurken, bu oran X Kuşağında %8 ve Baby Boomer Kuşağında %7.

Peki, Y Kuşağının tek problemi teknoloji mi? Tabii ki değil. Y Kuşağının stres yaşamasına sebep olan birinci şey para ve ikincisi de iş. Y Kuşağı bu konuda strese giriyor çünkü kendilerinden yetişkin insanların daha çok parası var ve deneyim eksikliğinden dolayı iş yerlerinde karşılaştıkları problemlerle pek de iyi baş edemiyorlar. Y Kuşağı işte bu yüzden bireysel teknoloji kullanımı konusunda gelişmiş ve daha stresli. Y Kuşağı, teknolojiyi belki diğer kuşaklardan daha hevesli kullanmalı ancak bunun bazı sonuçları olacağının da her zaman farkında olmalı.

smartphone-driving

Kendinizi yalnız hissettiğinizde içinizi dökmek ya da arkadaşınıza ona neden kızgın olduğunuzu anlatan uzun bir mesaj yazmak gayet normal… Burada unutmamanız gereken sürekli emaillere bakmanın ya da Twitter’daki haber akışını yenilemeni ne yalnızlığa ne de kızgınlığa iyi gelmeyeceği.

İş ve özel hayatınızı kesin çizgilerle ayırmanıza gerek yok ama iş yerindeyken mutsuz hissederseniz kendinize bu şekilde hissetmek için izin verin ve mutsuzluğunuzu Facebook, Twitter ya da Instagram’a girerek geçiştirmeye çalışmayın. Üzüntünün hep sizinle kalmayacağını anlamanız için yalnızca duygularınıza fırsat verin.

Mindset Institute ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğiyle Dijital Pazarlama Eğitimi ve Sosyal Medya Eğitimi

İlgini çekebilecek içerikler