“Nerde O Eski Aşklar” Dedirten 6 Film

Untitled-7

Yerli yabacı tüm filmlerde o kadar güzel aşk hikayeleri izliyoruz ki, bu yüzden beklentilerimizin çıtası yükseldiğinden hepimiz kendi ilişkilerimizde mutsuz oluyoruz. Filmlerde tüm zorluklara göğüs geren sevgililer, gündelik hayatta “Heyecan bitti” diyerek ayrılanlara dönüşüyor. Filmlerde prens, fakir sevgilisi için ünvanından vazgeçerken; gerçek hayatta kariyer için, daha zengin sevgililer, eşler için ilişkiler bitiyor. Bir yandan filmlerde aşk ve tutku dolu ayrılıklar izleyip göz yaşlarımıza engel olamıyoruz; diğer yandan ise kendi ilişkilerimiz bir telefonla, bir mesajla, birkaç dakika içinde basit bir şekilde bitebiliyor.

Peki nerede kaldı o romantizm; o asla bitmeyecek, sonsuz, tutku dolu aşk? Tek suçlu karşı taraf diye düşünürken biz, acaba izlediğimiz filmlerin hiç mi suçu yok?

İşte ilişkilerimizin kötü olmasında ufacık da olsa payı bulunan 6 muhteşem aşk filmi;

The Notebook (Not Defteri)

2004 yapımı Notebook için, romantik filmler arasında en favori olan filmlerden denilebilir. Ryan Gosling ve Rachel McAdams’ın başrollerini paylaştığı filmde, zengin kız fakir oğlan arasında geçen tutkulu bir aşk hikayesi anlatılıyor. Filmi izleyenlerin en çok etkilendiği sahne ise, yağmur altında konuşurken Gosling’in aşkı için “Hala bitmedi!” ve “Seni bir kere kaybettim, yine kaybedebilirim, eğer istediğinin bu olduğuna inansaydım…” dediği sahneler.

Bu filmi izlerken göz yaşlarını tutabilen var mı?

Mindset Institute ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğiyle Dijital Pazarlama Eğitimi ve Sosyal Medya Eğitimi

İlgini çekebilecek içerikler