Pazarlamacıların Y Kuşağıyla İlgili Bilmesi Gereken 5 Gerçek

MILLENNIALS

Genç insanlara nasıl satış yapabilirsiniz? Bu terim çok geniş kapsamlı ve yorucu görünebilir. Pazarlama terminolojisinde ‘’Y kuşağındakilere nasıl satış yapabiliriz?’’ sorusunun yanıtı pazarlamacıların yanıtlarken zorlandığı çetrefilli sorulardan biridir.

‘’Bu soruya yanıt bulmak için ne gibi yöntemler kullanabiliriz?’’ sorusundan önce dilerseniz Y Kuşağı mensupları hakkında biraz bilgi edinelim. Y Kuşağı, 1980-2000 yılları arasında doğan, yetişkinlik yıllarının ilk dönemlerini, ergenlik dönemlerinin son zamanlarını yaşayan kişilerden oluşuyor. Bu bilgiden daha da önemlisi, bu kuşağın yakın geçmişte tüketime yön verecek olması. Bu sebeple bir Y Kuşağı mensubu kendine uygun gördüğü bir markayı seçerse hayatının sonuna kadar bu markaya sadık kalması muhtemel. Bu durum ise pazarlama sektörü için büyük miktarda para anlamına geliyor.

Y kuşağı

Advertising Age’de yapılan bir çalışmaya göre, Y Kuşağındakilerin yaşam süreleri boyunca alışverişe global ölçekte 10 trilyon dolar harcaması bekleniyor ve onlar tarihe isimlerini en çok para harcayan jenerasyon olarak yazdıracaklar. ‘’İdeal Tüketici’’ sınıfına giren Y Kuşağı üyeleri genç, oldukça bilinçli ve ev, araba kredisi altında boğulmadıklarından ya da büyük bir kısmı çocuk sahibi olmadıklarından dilediği gibi harcayabilecekleri paraya sahip.

Yeni fikirlere ve deneyimlere açık Y Kuşağı, nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturduğu için pazarlamacıların da fırsat olarak gördüğü bir kesim.

Örneğin Amerika’yı ele alacak olursak, her 4 Amerikalıdan biri ve genel nüfusun %24,7’sini kapsıyorlar. İngiltere’de ise 2019 yılına kadar 17 milyon kişi Y Kuşağı kulübüne dâhil olacak ve bu tarih için pazarlama sektörünün tetikte olması gerekecek.

İşte karşınızda Crowdtap pazarlama firması ve thisisjnkling pazarlama ajansının ortak çalışmasına göre pazarlamacıların Y Kuşağı hakkında dikkat etmesi gereken 5 özellik:

the-millennials

1- Y Kuşağı, günde 18 saatini medya tüketimine harcıyor

Bu kuşaktakiler, dinlenmedikleri zaman içerik tüketiminde bulunuyor. Günde 18 saat bir hayli uzun bir zaman bu yüzden Y Kuşağının her zaman online olması sizi şaşırtmamalı. Sosyal medya, bu kuşaktakilerin zaman öldürmek için tercih ettiği birinci mecra. Y Kuşağının % 71’i günlük periyodlarla sosyal medya kullanıyor. %60’ı televizyon izlemeyi tercih ederken, %53’ü müzik dinliyor, %49’u ise emailleriyle uğraşıyor, sohbet ediyor, mesajlaşıyor ya da çeşitli uygulamalar kullanıp oyun oynuyor.

2- Gözlerin Üstünde Olduğu Kişiye Özel İçerikler

Kişiye özel içerik, düz reklamcılıktan daha güvenilir olarak algılanıyor. Ve biliyor musunuz? Y Kuşağı bu reklamları çok seviyor! Ipsos Araştırma Şirketi ve Crowdtap’in araştırma sonuçlarına göre Y Kuşağının günlük medya tüketiminin %30’u onlara özel olarak hazırlanan içeriklere ayrılıyor ve ortalama olarak günde 5,4 saatlerini bu içeriklere göz atarak geçiriyorlar.

Kişiye Özel İçerikler, diğer içeriklere nazaran %50 daha hatırda kalıcı ve %59 daha güvenilir bulunuyor. Pazarlamacılar, bunları göz önünde bulundurmalı ve fırsata çevirmeye çalışmalı.

3- Deneyimlerin ve Ürünlerin Önemi

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre Y Kuşağı mensuplarını %53’ü deneyimlere dayalı ürünleri fiziksel ürünlere tercih ediyor. %62’lik bir kesim bütçelerini deneyimleri ilgilendiren şeyler için yıl içinde artıracaklarını söylüyor. Bu durumda da pazarlamacıların işe elle tutulur bir insan dokunuşu boyutu getirmesi ve öncelikli olarak tüketicinin markanın ürünlerini deneyimleyebileceği bir etkinlik düzenlemesi gerekiyor. Y Kuşağının kimlik bilincini diğer kuşakların aynı yaşlardayken tanımladıkları kimlik bilinci kavramından ayırmak önemli.

millennials (1)

4- İş Etiği ve Değer Yargıları

Y Kuşağı üyeleri yalnızca selfie çubuklarından vazgeçmiyor değil, kimisi Game Of Thrones’u, kimisi Kardashianları izliyor, yani kısacası internette moda akımı haline gelen anlık tuhaf, dehşet verici, ilginç ne gibi trendler varsa onları takip edebiliyor. Belli bir eğitim seviyesindeki genç tüketicilerin %70’i alışveriş yaptığı markanın etik değerlerinin kendi etik değerleriyle uyuşmasını istiyor. Yani kısacası iki marka arasındaki ürün, hizmet ve fiyatları karşılaştırırken bir malı ya da eşyayı edinme sürecindeki etik anlayış da onlar için oldukça önemli.

5- Marka Bağlılığının Bir Bedeli Var

Konu markaya sadık kalmaya geldiğinde markaların hepsinin Y Kuşağını ürünlerine ve hizmetlerine sadık hale getirmek istediğini biliyoruz. Fakat bu sadakatin bir bedeli var ve bu bedel de mükemmel bir müşteri hizmetleriniz olmasını gerektiriyor. Burada bir cinsiyet farkı söz konusu: erkek Y Kuşağı temsilcileri markalara hayatlarını kolaylaştıran, hızlandıran uygulamalar ve eğitici videolar sayesinde bağlı hale geliyorlar. Kadınlar için ise müşteri hizmetleri faktörü daha öncelikli ve önemli.

16-24 yaş ve 24-35 yaş Y Kuşağı üyeleri için de bir farklılık söz konusu. Daha genç olanlar indirim, ücretsiz verilen hediyeler gibi şeyler sayesinde marka bağlılığı kazanıyor, yetişkinler için ise markanın ne kadar çevreci ve sosyal sorumluluk projelerinde ne kadar yer aldığı önem taşıyor.

 

 

Mindset Institute ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğiyle Dijital Pazarlama Eğitimi ve Sosyal Medya Eğitimi

İlgini çekebilecek içerikler