Teknoloji Bağımlılığının 4 Temel Sebebi

tech-addiction

Günümüzde herkes belirli ölçüde internet bağımlısı… Hatta bu cümle, son günlerde sık sık duymaya başladığımız genel bir şikâyet haline gelmeye başladı. İnternetin hayatlarımıza giren hepimizi bağımlı hale getiren ve dikkatimizi dağıtan yan ürünleri ise mobil uygulamalar, sosyal medya siteleri ve online oyunlar.

İnternetle tanışmış olan neredeyse herkes internet bağlantısını kesmede problem yaşıyor: insanlar her yerde mobil cihazlara yapışık gibi dolaşıyor.

Birçoğumuz, üstlendiğimiz görevleri yerine getirirken kendini bir anda Facebook’ta durum paylaşımı yapıyorken buluyor ve odaklanma problemi yaşıyor ya da bazen yarım sayfalık bir yazı okurken bile art arda gelen emaillerle boğuşmak zorunda kalıyor.

email-addiction

Bu teknoloji denilen şeyde bir tuhaflık var çünkü hem her yeri istila ediyor hem de aşırı derecede ikna edici. Fakat burada fazla kullanım kimin suçu oluyor? Bu bağımlılığa bir çözüm bulmak için öncelikle neyle uğraştığınızı iyi bilmeniz gerekiyor. Belli ki işin içinde sizin internete bağlı kalmanızı isteyen bazı komplocu dördüncü partiler var ve bu kişiler sandığınız kişiler olmayabilir.

Teknolojinin Kendisi

Teknoloji ve teknolojiyi geliştirmeye çalışan insanlar, internet bağımlılığı ile dikkatlerimizi dağıttıkları için ilk suçlanacak kişiler olabilir. Yazar Nicholas Carr, ‘’The Shallows: What the Internet Is Doing to Our Brain’’ adlı kitabında internetin bir müdahale sistemi olarak tasarlandığından, bir dikkat dağıtma aracı olduğundan söz ediyor.

tech1

Facebook, YouTube, Twitter, Instagram, Buzzfeed gibi kanalları manipülasyonun ana kaynakları gibi görebilirsiniz çünkü bu platformlar satılan ürünleri çok güzel gösteriyor ve insanlar bu ürünleri kullanmadan duramıyor. Bu ürünleri birkaç yıl denedikten sonra her şeyin aslında bir çalışma modeliyle başladığını görebiliyorsunuz.

Çünkü bu servisler reklam gelirlerine bağlı ve siz ne kadar bu sitelerde yer alırsanız, o kadar para kazanıyorlar. Bu yüzden bu şirketlerdeki ekiplerin hizmetlerini neden daha çok kişiye ulaştırmak istediklerini ve bunun için sürekli geliştirdiklerini görebilirsiniz. Buralarda yer alan ürünler alışkanlıklarımızı şans eseri değil bir proje doğrultusunda değiştiriyor ve bu sosyal ağlar bizi kendilerine bağlı kalmaya özendiriyor.

tech-addiction1

Bu yüzden yalnızca teknolojinin nasıl değiştiği hakkında değil bizleri nasıl değiştirdiği konusunda da bilinçli olmalıyız.

Verdikleri hizmetler ne kadar iyi olursa olsun, onlardan biraz uzak kalmak için bazı basit adımlar atabiliriz. Sonuçta kimseye zorla Instagram enjekte ettikleri ya da kimseyi zorla Facebook’a bakmaya zorladıkları yok. Örneğin, dikkatimizi dağıtıp bizleri sık sık kontrol etmeye yönelten bildirim seslerini değiştirebiliriz.

Mobil pazarlama şirketi Kahuna’nın CEO’su Adam Marchick, akıllı telefon kullanıcılarının %15’inden azının bildirim ayarları yaptığını belirtiyor. Yani kullanıcıların %85’i telefonları fabrika ayarı bildirim sesleriyle kullanıyor. İki büyük akıllı telefon şirketi olan Apple ve Google, bu ayarları giderek zorlaştırıyor. Bu yüzden kullanıcıların burada devreye girip kendine göre ayarlar yapması gerekiyor.

Patronunuz

Facebook gibi şirketler, reklam verenlerden gelir elde etmek için dikkatleri üstüne toplamak isterken daha genel teknolojilerin böyle bir amacı da yok. Örneğin, emaili ele alalım. Hiçbir şirket emaili kendi isteğiyle almamıştır ve bazen usandırıcı boyutlara ulaşan bu protokolü ne kadar sık kullandığınızı sizden daha iyi kimse bilemez. Çoğumuz için email, alışkanlık haline gelmiş bir araçtır. Ofisteyken, toplantılar başlamadan önce, yemek kuyruğunda, kırmızı ışıklarda hatta tuvalette bile, neredeyse günün her saati email kontrol ederiz. Adeta takıntılıyız. Ama neden? Çünkü bu patronların istediği bir şey…

Teknoloji bağımlısı olmanızdan sorumlu olan kişiler genelde size para ödeyen kişiler yani patronlarınızdır. Neredeyse bütün beyaz yaka çalışanlar için email, kurumsal iletişimin bir numaralı aracıdır. Bir emaile geç cevap vermeniz saygınlığınızın zedelenmesine sebep olur.

Teknolojiye zincirli olmak, sıralamada sizin için daha yükseklerde olması gereken düşünceleri geride bırakır. Gerçek çalışma, yaratıcılık ve problem çözmeyi gerektirir ve bunun için de genelde dağılmamış bir dikkat gerekir. Bunu ofiste sağlayamayanlar ise eve gelip çocukları yataklarına yatırdıktan sonra çalışmaya başlarlar.

Çalışmaları, sığ ve derin olarak ikiye ayırabiliriz. Emaili bu durumda sığ kategorisine koymalıyız. Diğer görevlerinizi ise derin olarak adlandıralım. Patronunuz, zamanınızın %50’sini dikkatiniz dağılmadan geçirmenize, %50’sinde ise sığ görevler dediğimiz emaile ayırmanıza yardım etmeli. Çünkü ortaya çıkan zaman kaybını gördüklerinde onlar da bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünecekler.

Arkadaşlarınız

Gözünüzde, ailenizin içinde yer aldığı bildik bir sahne canlandırın. Sevdiğiniz insanlar bir masa etrafında toplanmış, yedikleri yemeklerden ve bir arada olmaktan keyif duyuyorlar… Şakalaşmalar artıyor, kahkahalar yükseliyor. Birden konuşmalar kesiliyor ve bir sessizlik oluyor… Konuşmanın kesildiği yerde kalabalıktan biri cep telefonunu çıkarıyor ve kim bilir neye göz atıyor. Bu durum neredeyse kimsenin dikkatini çekmiyor ve kimse sesini çıkarmıyor.

Şimdi aynı yemeği tekrar hayal edin ve telefonunu kontrol eden kişinin yerine yüksek sesle gaz kaçıran birini koyun. Herkes bu durumu fark eder. Yani kibar olmayan bir davranış etiketlenmenize sebep olur.

tech-addiction2

Aynı sosyal normu yemek yerken, toplantılarda ya da konuşmanın ortasında cep telefonundan gözünü ayırmayanlara ve anti-sosyal davranışlar sergileyen kişilere de uygulayabilir miyiz? Genellikle hayır, çünkü bu davranışı kabullenip kimseyi gücendirmemeye çalışıyoruz.

Aslına bakılırsa, yemek esnasında birinin cep telefonunu çıkarması, gaz çıkarmaktan daha yanlış… Çünkü bu teknolojik göz gezdirmeler bulaşıcı. Bir kişi telefonuna baktığında diğer insanlar da aynı hareketi yapmak zorunda hissediyor ve bu zincirleme bir reaksiyona dönüşüyor. Telefonlarına gömülen insanlar birbirleriyle daha az konuşuyor.

techdinnertable

Toplumsal açıdan baktığımızda, telefonumuzu yerli yersiz kontrol etmek diğer kötü alışkanlıklara benzer özellikler gösterir. Telefonlarımızı sigara gibi kullanıyoruz diyebiliriz. Canımız sıkıldığında, gergin hissettiğimizde ya da bir şeyler kurcalamak istediğimizde telefonu elimize alıyoruz. Başkalarını telefonları kurcalarken gördüğümüzde ise dayanamıyoruz ve biz de aynısını yapıyoruz.

Siz

Teknolojiyi bir kaçış gibi görüyorsunuz. Bir şey yapmak istemediğinizde, bulunduğunuz yerden başka bir yerde olmak istediğinizde telefonunuzu bir ışınlanma cihazı gibi kullanıyorsunuz. Toplu taşımada bu şekilde vakit geçirmek iyi bir şey… Telefonlarımızı, tabletlerimizi kurcalamadığımız zamanlarda vaktimizi yine verimsiz geçiriyoruz.

Zor bir işle karşılaştığımızda, bir şeyler yapmaya çalışıp o şeyi sürekli tekrarlamaya başladığımızda emailleri kontrol etmeyi ya da webde gezinmeyi hissettiğimiz rahatsızlıktan kurtulmak için geçici bir kaçış olarak görüyoruz.

Cell-Phone-Addiction

Teknolojiyi dikkat dağıtıcı bir şey olarak suçlamak kolay ancak dikkat dağınıklığı yeni bir şey değil. Aristo ve Sokrates ‘’akrazi’’ – kişinin kendini durduramama, karşı koyamama durumunu çok önceden tartışmışlardı. Kendimize karşı dürüst olursak, teknolojiyi zihnimizi ve zamanımızı dolduracak başka bir yol olarak görebiliriz.

Kişisel teknolojik ürünler, günümüzde eskiden olmadığı kadar çekici ve şüphesiz bu yüzden markalar ürün ve servislerini kullanıcılar için olabildiğince çekici hale getirmeye çalışıyor. Hep daha iyisini istemek insanın doğasında var.

Bu gelişmeler tabii ki teknoloji kullanımımızı gözden geçirmemize engel olmamalı. Teknolojinin bizi kontrol etmediğinden emin olmalıyız. İş yeri kültürümüz, sosyal normlar, kişisel alışkanlıklar teknoloji kullanımına etki eden başlıca faktörler. Teknolojiyi ait olduğu yere koyabilmek için yalnızca teknolojinin nasıl değiştiği değil bizleri nasıl değiştirdiğinin de bilincinde olmalıyız.

Mindset Institute ve Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliğiyle Dijital Pazarlama Eğitimi ve Sosyal Medya Eğitimi

İlgini çekebilecek içerikler